Lafarge Davası: Eski Yönetici Hükmü Temyize Taşınacak

Lafarge davasında mahkumiyet alan eski yönetici Bruno Lafont’un avukatı Jacqueline Laffont, France Info’ya yaptığı açıklamada, mahkemenin kararını “ne adil ne de makul” bulduğunu belirtti. Müvekilinin 6 yıl hapis ve 225 bin avro para cezasına çarptırılmasına itiraz eden Laffont, verilen kararın sağlam bir delil temelinde oluşturulmadığını savunarak temyiz sürecine gireceklerini ifade etti.

Paris Ceza Mahkemesi, bir gün önce, Lafarge ile birlikte 8 sanığın Suriye’deki faaliyetleri doğrultusunda terör örgütlerine finansman sağlamak suçundan guilty olduğuna hükmetmişti. Yargılama sonucunda sanıklara, 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezası verildi. Mahkeme, Bruno Lafont’a 6 yıl hapis ve 225 bin avro para cezası verirken, Suriyeli sanık Firas Tlass’a ise 7 yıl hapis ve aynı miktarda para cezası uyguladı. Şirketin eski yöneticilerinden Christian Herrault ile Suriye’deki iştirak LCS’nin eski CEO’su Bruno Pescheux, 5 yıl hapis ve 225 bin avro para cezasına çarptırıldı. Ayrıca, LCS’nin 2014-2016 dönemine ait eski CEO’su Frederic Jolibois hakkında 2 yılı ertelenmiş olmak üzere toplam 3 yıl hapis ve 80 bin avro para cezası kararı alındı.

Mahkeme, Lafarge ve dört eski yöneticinin Avrupa Birliği ambargosunu ihlal ettikleri gerekçesiyle yaklaşık 4,5 milyon avro tutarında gümrük cezası ödemesine de hükmetti. Dava sürecinde, Anadolu Ajansı tarafından 7 Eylül 2021’de yayımlanan belgeler, Lafarge’ın DEAŞ’a finansal destek sağladığı iddialarını içermesi bakımından uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. 2017 yılında başlatılan soruşturma çerçevesinde, aralarında Bruno Lafont’un da bulunduğu üst düzey yöneticiler “teröre finansman sağlama” suçuyla yargılanmıştı. 16 Ekim 2024’te ise soruşturmayı yürüten hakimler, Lafarge ve bazı eski yöneticilerin, terör örgütleriyle finansal ilişki kurmak ve Avrupa Birliği yaptırımlarını ihlal etmek suçlamalarıyla yargılanmasına karar vermişti. Lafarge ve 8 kişinin yargılandığı bu dava, 2013-2014 yıllarında Suriye’deki faaliyetlere dayanan bir süreç olarak, Kasım-Aralık 2025 tarihlerinde Paris Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü.